Kemani Dayı


Bu makale 2018-01-17 16:25:25 eklenmiş ve 226 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Nuri Karagülle

Sırtında taşıdığın onca yüke say be kemancı dayı,
abanoz topuklu yaydan şaheserler yaratıyordun.
Yastığını dayamıştın o yılların eskitemediği suratına.
Hatırla hani çalarken gözünden akan yaşı merdivenleri çıkan kız çocuğu eliyle silmişti. 
Hatırla kemancı dayı Sümela manastırını. 
O yayık kubbenin içine Meryem ananın resmini çizmişlerdi. 
Ne çabuk unuttun o güzelim günleri. 
Fotoğrafı bile vardı bende. 
Baktıkça en güzel günlerim böyle geçti dediğim ve yıllarca sakladığım o fotoğraflar. 
Sen unutkan değilsin be kemancı dayı. 
Sadece insanlar çok konuşuyor kafanı karıştırıyor.
İşte o konuşkanlar bir tek kendilerine konuşmuyorlar ya. 
Kurban olduğum. 
Anlat bana  o eski günleri. 
Ve gittim yanına oturdum. 
Nedir sende ki bu hüzün. 
Keman dans ediyor dayı dedim. 
Dönüp yüzüme bile bakmadı. 
Gözlerinden sadece umut akıyordu. 
Ve yine sordum durmadım. 
Dayı bu nedir seni böyle derinlere götüren. 
Kemanı elinden bıraktı. 
Cebinden çıkardığı Maltepe sigarasını bana uzattı.
Al yak evlat bu hafiftir dedi. 
Boğazına iyi gelir. 
Utandım aldım sigarayı. 
Sonra kemanı bıraktı yere, 
kutusunun içinde bozuk paralar vardı. 
Bak oğlum ben ellidokuz yaşındayım. 
İki oğlum var. 
Biri doktor diğeri ise ne idüğü belirsiz. 
Hanımda terk etti beni param yok diye. 
Oğlum güven kalemle çizilmiş çok ince bir çizgidir. 
Elin titremese bile o yörüngeden şaşar ve 
Düzeltilmesi için maalesef bir silgi icat edilmemiştir. 
Güvensiz olmak zordur evlat. 
Ne kadar güvenli olsanda çizgi şaşmamalı. 
Koruyamadım o güveni. 
dirayetimi koruyamadım. 
Bıraktım kendimi bucaksız sokaklara. 
Hayat bu evlat. 
Kim nereye gider belli mi olur.
Taş düştükçe hafifler. 
Bende hafifim evlat. 
Bunları söylerken hüzünlendi. 
Kemanını aldı eline tekrar. 
Arşeni vurdukça hayat hikayesini sanki arşen ile anlatıyordu. 
Tizen sesinden. 
Sonra duraksadı. 
Oğlum sigaran bitti sanırım. 
Elimi cebime attım kutusuna para atacaktım. 
Farketti. 
Ve elini gezdirdi. 
Dur evlat dur para istemez dedi. 
Meğer gözleri görmüyordu kemani dayının. 
Tamda orda koptum ya.  
Artık üstelemedim. 
Anladım bu acının nerden geldiğini. 
Bende diyemedim.
Sustum. 
Kemani Kör Sebuh efendi geldi aklıma. 
Diyar diyar dolaşarak çektiği ızdırapları düşündüm biran 
Suskunluğumu gizledim. 
Ah be dayı keşke Sümela ya hiç gelmeseydim. 
Öptüm o yanlızlıktan okşayanı olmayan ellerini. Gittim. 
Diyemedim. 
Söyleyemedim. 
Ağlayamadım. 
Anlatamadım. 
Dayı kusuruma bakma o güzel ruhunu tam bilemedim.
Hele bide sonradan öğrendim tepeye yürüyerek çıktığını. 
Kimi zaman Meryem Ana kubbesinin altında o sele taşının üzerinde uyuyormuş. 
Ah be dayım. 
Burktun bu buruklukla dolu yüreğimi birde sen burktun. 
Diğer yazıları...



SOKAK HABER GAZETESİ
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VAN HABERLERİ