KORKULARIMIZ


Bu makale 2017-01-23 15:31:37 eklenmiş ve 374 kez görüntülenmiştir.
Seyithan Sadıkoğlu

 

Korkularımız anlamak isteriz korkusuzca yaşamak için. Çocukluktan gelen bir dürtüyleönce karanlıktan korkarız , karanlıkta yalnız kalmaktan korkarız , o an yalnız kalmamak için düşmanımıza bile sarılırız.

Konu karanlık olunca herkesin ortak düşmanı karanlık oluverir. Korkumuzu bastırmak için sesimizin bile korktuğunu düşünerek yapabileceğimiz en küçük hareketimizi sergilemeye çalışırız fakat bedenimize de korkuyu aşılattığımız için bedenimiz de hareketsiz kalır hatta titremeye başlar dilimiz hantallaşır ve ne yapıp edip cesaretimizi toplayıp eyleme geçmemiz gerektiğini anlarız, bilmeyenler için küçük fakat korkan her ruh için büyük bir hareket olan bir “ıslık” çıkıverir dudaklarımız arasında o an zafer bizimdir diyerek “cesur adam” rolünü oynayan aktör gibi hissederiz. Karşımıza çıkan, bize korkuyu tattıran tehtid geçmişse kalp atışımızı yavaşlatmak için derin bir nefes almaya çalışırız. Eğer aynı tehtid devam ediyorsa cesaretimizi korkularımızla yüzleştiririz ya da uçacakmışız gibi ayaklarımızı yer basmaya ve koşmaya zorlarız.

Biz insanlar her zaman bulunduğumuz tehtidden kurtulmak ve ani bir rahatlığa kavuşmak isteriz. Korkularımızdan kaçarsak ve korkularımızla yüzleşmezsek aynı şekilde başka bir zaman tekrar korkacağımızı unutmamak gerkir.

Her duygunun şiddeti ve derecesi olduğu gibi korkunun da bir şiddeti vardır. Eğer korku şidetini sınıflandırmak  gerekirse 8 şekilde  sınıflandırabiliriz.

Bir topluluk karşısında davranış sergilemekten çekiniriz, başımıza gelmiştir , okula ilk gittiğimizde müzik dersinde şarkı söylemekten çekiniriz (oysa ki banyo da o biçim sanatçıyız )

Birisiyle tanışmaktan çekiniriz

Kavga etmekten , dövüşmekten korkarız

Kaz yapmaktan, doğal afetten ve  kazaya uğramaktan korkarız

Karanlıktan korkarız

Vahşi hayvanlar tarafından saldırıya uğramaktan korkarız, özelikle köpek, kurt, yılandan korkarız

Üç harflilerden korkarız

Toplum tarafından ayıplanmaktan, dışlanmaktan korkarız

Saydığımız bu sekiz maddeden en az birisini yapmaktan korkarız. Bu korkularımızı nasıl yenebileceğimize, kısaca deyinelim;

Öncelikle korkunun ne olduğunu neyden kaynaklandığını açıklayalım. Korkularımızın nedenlerinden bir tanesi varsayımlarımızdır. Korkuların çoğu çocukken aşılanır. Çocuklarımızı korkutarak susturmaya çalışır ve korkunun çocuğun beyninde yerleşmesini yani bilinç altına yerleştiririz. Korkularımızın başka bir nedeni de bir olay karşısında gayet insani bir durum olan beynimizi  sonuca yönlendirmemizdir. Örneğin bir şekli gayet zarif güzel bir şekilde desenlerle işlenmiş, insanı cezbeden görüntüsü olan tabanca ile bize doğrultulmuş olan aynı tabanca karşısında bir anda güzel duygularımız korkuya dönüşür ve üzerindeki işlemeler aklımızın ucunda bile geçmez. Gördüğümüz tek şey olay karşısında sonucun ne olabileceği ihtimali (ölme yaralanma gibi) korkularımızın kaynağıdır.

Tehlike karşısında direkt sonuca odaklanma tüm canlı varlıklar için bir savunma mekanizmasıdır. Eğer beynimiz sonucun ne olacağına odaklanmazsa tepkisiz kalırız ve bahsetiğim sonucu yaşamaya başlarız.

Saydığımız korkuları en aza indirmek için ;

Toplum karşısında davranış ve düşüncelerimizi korkusuzca sergilemek  için ayna karşısında prova yapmak gerekir. Sosyalleşmek adına eğlence partilerine ve değişik ortamlarda bulunmak gerekir.

Birisiyle tanışırken çekiniriz bu durum anormal bir  durum değil insanın deneyimi artıkça bu çekinme de ortadan kalkar.

Dövüşmekten ya da kavga etmekten korkarız , uzak olmamız gereken böyle durumlar  karşısında öncellikle diyalogla, samimice yaklaşarak çözebileceğimize inanmamız gerekir. Baktınız olmuyor alçak gönüllü olun, duymazlıktan gelin ve özür dilemeyi bilin

Bu yöntemimiz de işe yaramıyorsa anlayışsız bir şeytanla karşılaşmışsınız hemen uzaklaşın hatta kaçın!

Kaza yapmaktan, kazaya uğramaktan, doğal afetlerden korkmamanın  yöntemi tabiî ki doğru zamanda, doğru yerde olun demiyeceğim. Herkes için geçerli kuralları siz de uyun, dikkatli olun ve tedbir almayı ihmal  etmeyin.

Karanlıkta korkmamanız için ıslık çalma size geçici bir rahatlama sağlar  ama  kuruntu yapmanızdan kurtaramaz. Karanlıkta kuruntuyapman kaçının. Gecenin gündüzden daha sakin olduğunu düşünün olmadı karanlığa bir taş atın.

Vahşi hayvanlardan korkmak yerine uzak durmak daha mantıklı olur çünkü vahşi hayvanlar kendisini, yavrusunu korumaya çalışır ya da kendisni doyurmaya çalışır.

Üç harflilerden korunmanın yolu ya varlığından habersiz olmanız gerekir ya da onların beş harflilerden(insan) daha akıllı ve üstün olmadığını bilmeniz gerekir.

Toplum tarafından ayıplanma ve dışlanma korkusuna sahip olan insan toplumsal değerleri yüksek insandır. Böyle bir korkuyu üstünüzden atmak için bağlı olduğu toplumun değerlerine uygun davranış sergilediğine emin olduktan sonra doğal olmaya çalışın “korkularımız zırhımızdır ağır olması güvenimiz içindir.”

(bir sonraki makalemiz korku yönetimi üzerine olacak ve soyguncuların korkuyu nasıl kullandıklarına ilişkin bilgiler sunacağız.)

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

Anket
Van'da Ençok Okunan Gazete Hangisidir?
WAN HABER
GAZETEVAN
VAN GAZETESİ
VAN OLAY
VAN BÖLGE
ÖZALP SESİ
ŞEHRİVAN
HABERVAN
VAN WEB HABER
TARAFSIZ VAN HABER
VAN HAVADİS
VAN SESİ

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı

Van haberleri Van Gazetesi Van Haber  روزنامه وان
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi
VAN HABERLERİ